|
|
|
Dini Hikayeler |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
807 |
Dini Hikayeler
| Hz. Peygamberin Selamı |
Sultan III Osmanın (padişahlığı 1754-57 yılları arası) sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa başarılı ve yetenekli bir devlet adamı, oldukça dindar bir kimse idi. Bu Ali Paşa zamanında bir tüccar iflas etmiş, bütün mal ve servetini kaybetmiş, üstelik bir de borca girmişti. Bu sıkıntılı durumda iken müracaat ettiği bütün eş-dost kapıları, bu durumdaki herkese yapıldığı gibi yüzüne kapanmıştı.
Adamcağız bu çaresiz haldeyken bir gece rüyasında Peygamberimizi gördü ve O dan yardım ve destek istedi. Peygamberimiz ona :
- "Git Allahın makbul kulu Ali Paşaya benden selam söyle sana 100 altın versin" dedi.
Adam ; - "Ya Rasûlallah ben Ali Paşaya selamınızı iletir, bana 100 altın vermesini emrettiğinizi söylerim ama bana inanmaz" dedi.
Hz Peygamber (sas) şöyle buyurdu :
- "Sana inanması için ben sana belge vereceğim. Ali Paşa bana her akşam yüz salavatı şerife okurdu, ama geçen perşembe akşamı okumadı. Bunu ona söylersen sana . inanır."
Sabah olunca adam hemen Ali Paşaya koştu. Rüyasını anlattı. Ali Paşa ;
- "Peygamberimiz bana niye söylemiyor da sana söylüyor?" diye inanmak istemedi.
Adam Hz Peygamberin verdiği belgeyi öne sürdü :
- "Efendim ben bana inanmayacağınızı Hz Peygambere söyledim. O da bana bir belge verdi. Siz her gece Efendimize yüz salavatı şerife okuyormuşsunuz, ama geçtiğimiz perşembe akşamı okumamışsınız."
Ali Paşa düşünmüş o gece hakikaten okumadığını farketmiş. Bunun üzerine adama şöyle der :
- "Peki Hz Peygamber sana ne söyledi ise aynen tekrarla."
Adam tekrarladı : - "Ali Paşaya benim selamımı söyle sana 100 altın versin."
Ali Paşa "Bir daha söyle..." diye tam yedi defa tekrarlattı.
Adam, Ali Paşayı kendisiyle alay ediyor sandı ve paradan da ümidini kesmişti ki, Ali Paşa ;
- "Sana Peygamberin her selamı için 100 altın vereceğim. Yedi defa tekrarlattım 700 altın eder" der ve gerçekten 700 altını verir |
| Delinin Böylesi |
Yaklaşık yirmi yaşlarındaydı. Fakat yaşının üzerinde bir tavır sergiliyor, olgun bir insan görüntüsü veriyordu. Gittiği her yerde yoğun bir ilgiyle karşılanıyordu. Eşsiz dehası ve ilmiyle gündemin baş sıralarındaydı.
Onu misafir etmek, ağırlamak, sohbetinden birşeyler öğrenmek herkesin can attığı bir şeydi.
Zamanın yöneticileriyle samimi dostu. El üstünde tutuluyor, ikram ve izzetlere boğuluyordu.
Bugünlerde zamanın Bitlis Valisi Ömer Paşa, Bediüzzamanı yüksek ilim ve faziletinden dolayı evinde misafir etmek istedi. Bediüzzaman, valinin ısrarı üzerine buna razı oldu.
Vali kendisine özel bir oda verdi. Burada çeşitli ilimlere dair kitapları okumaya ve ezbelermeye başladı.
Valinin hanımı vefat etmişti. Evinde üçü küçük, üçü büyük altı kızı vardı. Bir gün büyük kızlardan biri, bir iş için Bediüzzamanın odasına girmek istedi. Bediüzzaman buna izin vermedi. Kız ise üzülürek geri döndü.
Aygı gün Bediüzzamanı kıskananlardan biri, hükümette valinin kulağına şu sözleri fısıldadı:
- "Saidi nasıl evde bırakıyorsun? Kızların bakire, karın yok. . Kendisi . genç ve delikanlı, bunu nasıl kabul ediyorsun?"
Valinin fikrini bozmak istemiş, Bediüzzamanla ilgili yanlış bir kanaat edinmesine çalışmıştı.
Vali akşam evine geldiğinde büyük kızı ağlayarak karşıladı babasını:
- "Baba, bu odada bıraktığımız Said deli, bizi odaya bırakmıyor!."
Vali düşüncesinde yanılmış olduğunu anladı. Bediüzzamanın odasına girdi:
- "Herkesin bir üstadı var, benim de hocam ve üstadım sensin." dedi, Bediüzzamanın elini öptü ve ona iltifat ve ikramlarda bulundu.
*****
Bu olayı Bediüzzaman, daha sonra yazdığı bir eserinde şöyle anlatmıştı:
- "Yirmi yaşlarında iken Bitlis e Vali Ömer Paşa hanesinde, iki sene onun ısrarıyla ve ilme ziyade hürmetiyle kaldım. Onun altı adet kızı vardı. Üçü küçük, üçü büyüktü."
- "Ben üç büyükleri, iki sene beraber bir hanede kaldığımız halde, birbirinden ayırt edip tanıyamıyordum. O derece dikkat etmiyordum ki tanıyayım."
- "Hatta bir alim misafirim yanıma geldi, iki günde onları birbirinden . ayırt etti, tanıdı. Herkes bendeki hale hayret ederek bana sordular:
- "Neden bakmıyorsun?"
- Dedim: İlmin izzetini muhafaza etmek beni baktırmıyor."
Alim insan Allahı sever ve Ondan korkar.Onun emirlerine karşı gelmekten çekinir. İlminin şeref ve üstünlüğünü korumak için gözüne ve gönlüne hakim olur |
| Babaya Saygı |
Vanda, Vali Tahir Paşanın konağında kaldığı günlerdi.
Bir gün basit kıyafetli bir köylünün kapıda kendisini beklediğini söylediler. Kapıya koştu.
Gelen babasıydı. Bir merkeple Nurs an kalkmış, Vana oğlunu görmeye gelmişti.
Bediüzzaman sevinç içinde babasının ellerine sarıldı, öptü. Halini hatırını sordu. Annesi ve kardeşleri hakkında bilgi aldı.
Mirza Efendi, kapıda oğlunu,
- "Oğlum, burada benim, senin baban olduğumu sakın kimseye söyleme" diye uyardı.
Bediüzzaman babasının önüne geçip ona yol gösterdi ve içeri aldı.
Salona girdiler.
Vali ve şehrin diğer ileri gelenleri de oradaydı. Sofi Mirza Efendi, utanarak kapının eşiğine yakın bir yere oturdu.
Bediüzzaman, uyarısına rağmen babasını topluluğa iftiharla tanıttı:
- "İşte bu zat benim babam Sofi Mirza Efendidir."
Ve babasını kapı ağzından alarak baş köşeye, Vali Tahir Paşanın yanındaki sedire oturttu.
Onun layık olduğu yer orasıydı.
Baba, herkesin önünde ve başında olmalıydı |
| İnsanlığın Üç Serüveni |
Hamd Allemleri Rabi,Meliki,ilahı yegabe Sahibi olan yüce Allahadır. Hiçbir canlı yok iken o vardı eveli ve sonu olmayan yüce Allaha Hamdi senalar olsun.
Allah cc öyle büyük yaratıcıki yedi kat senayı milyarlarca yıldızları gezegenleri büyük galaksileri yok dan var eden bütün canlıların yegane yaratıcısı yüce Allah dır. Dünyayı . bizim için yaratan ve içerisinde bizim ihtiyaclarımısın hepsini yaratan yüce Allah biz insanları kendisine ibadet etsin diye yaratı. Dünya Hayatı bizim için sadece bir imtahan yeri dir. Sevgili Peygamberimiz Dünyada bir garip gibi ve ya bir yolcu gibi ol. Buyuruyor.
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve . bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz?(Enam.32)
Bu Dünya da kalıcı olmayan insan oğlu gerçekten garip bir yolcudur. Nitekim "Rabbin, Adem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve; "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye onları kendilerine şahit tutmuştu. (Onlar) . "Evet, (buna) şahidiz dediler. Kıyamet günü "Biz bundan habersizdik!" demeyesiniz" (el-A af, 7/172) Ruhlar aleminden Allah tarafından yaratılan insan oğlu orda yüce Allah Ben kimim dedikleri zaman sen Bizim rabimizin diye Bütün insanlar Allaha söz verdiler. Sonra insanın yolculuk serüveni Başladı o Misakla start Almaya başladı insanın başlangıcı İnsan oğlu ruhlar aleminden Anna Rahmine girdi. Bütün insanlık Anne Rahminde belirli bir zaman yaşadı. O yaşamdan sonra insanın ikinci yolculuk serüveni başladı ordada yolculuğun sonu bittip Dünya hayatında gözlerini acmaya başladı farklı bir alanda farklı bir mekanda farklı bir imtihanla başladı.Dünyaya gelen insan oğlu burda beliirli bir zaman yaşadıkdan sonra insan burdada Hayat yolunda yürüp başka bir Aleme gidecek. Ve en son Öz vatanına kavuşuncaya kadar yolculuğa Devam edecek. İnsanın üç Hayatı üç ölümü üç Dirilişi Ruhlar Alemi,Anne Rahmi, ve Dünya Hayatı Dünya hayatından sonradan da son Durak son Hayat Ahirete insanın yolculuk serüveni tamamen bitmiş olacak Yolculuğun bittiş anı Dünya hayatında yaşamış olduğu Hayatın hesabını verme yeri.
Öz vatanında ayrı Gurbet elerinde yaşayanlara garip denir Bizler Bu Dünyada gercekten garibiz. İnsanlığın ilk Atası ilk Babası Adem ve Havva annamız olan ilk insan Cennete yaşadılar, yediler içdiler gezdiler güldüler eğlendiler ve bütün Güzelliğiyle cennet hayatının bütün nimetlerini tatılar. Ve sonra . şeytan tarafından Aldatıldılar ve sürgün olarak Dünya gezegenine indirildiler.Cennet Hayatına alışan Hz Adem ve Havva Bu Dünya cok dar ve sıkıcı geldi. Ağladılar gülmediler ve Dünya zindanına uyum sağlamakdan sorlandılar vatan Hasretiyle cennet özlemiyle yanıp tutuşup Ahiret Alemine göcüp Gittiler. Hz Adem ve Havvadan sonra günümüze . kadar Milyarlarca yılar seneler gelip gecdi. Ve milyarlarlarca insan imtan yerini terk edip Ahiret öz vatanına göç ettiler. Ölümle Dünyayı terk ettiler. Kimi iman gemisine binerek Dünya Hayatından Ahiret Hayatına göcetti. Kimileride Batıl şirk gemizine binerek yolculuğa son verip Ahirete Göç etti. Allahu teala biz insanları Dünya ya Gönderdiğinde Bizi . başı boş bırakmadı bize yaşamamız için ilahi bir nizam yoladı. İslam Dini gönderdi. İslam gemisi Her insan Doğdunda Gözlerini bu Dünyada acdığında islam fıtratı üzerinde üzerinde Doğar. Şu gecici Dünya Hayatında iki tane yol var biri Hak yol diğeride batıl şirk yolu.Biri iman gemisi Diyeride Batıl şirk küfür gemisi.Bir gemi . insanı cennete götürür ken . Diyeride Cehennemeye götürüyor. Evet Arkadaşlar Allah seni beni bütün insanlığı islam Dini üzerinde yarattı.
Doğuştan biz İman gemisine Bindik bu geminin Kaptanı sensin ölene dek iman gemisinde Bu gemide sana lazım olan bütün herşey yolunu doğru bulman için Doğru yoldan gitmen . için bir (pusula) bir Harita gerekli. Allah onuda sana verdi oda kuranı kerimdi. Yolunu bulasın diye Hak yoldan sapmaman için ilahi birkitap bir pusula bir Harita artık Geminin kaptanı sensin istediğin yöne Doğru gide bilirsin.istersen Gemini kuranın Rehberiyle Hak Denizinde yüzerek engeli yoları aşarak Ölüm Meleği Allahın izniyle canını Alıp Ahirete götürene kadar Cennete Doğru ilerleye bilirsin. İstersende Dünyanın geci Metalarına süzlerine şana Şöhrete Dünya Malına şehvetine Dalıp Gemini yününü yününü Batıl yola gire bilirsin iki yol Hak ve Batıl yolu Bu yolda geminle yürüdüğünde gemi ilerler öyle bir ilerlerki Dünyanın süzüne Dalıp yolunu Tamamen kaybedip Batıl yoldan gide bilirsin. Bu yolda Hiç umadığın Aklının . Hayalinde geçirmediğin bir Zaman da Allah tarafında Canını Almak için Azrail gelip seni O gemide Canını alıp Ahirete insanını yolculuğunun bittiği son yere Ahirete Götürecektir. Bu batıl yolun gittiği yer son Durak sa Cehennem yeridir. Bu yonu sonunda asla Son Pişmanlık fayda vermicektir. Ben şuan Gemimi Batıl limanında Hak limanına Hak yoluna cevirdim yönümü. Allahın bana Göndermiş olduğu İlahi kitab olan kuranı kerimin haritasıyla Gemimi Allahın Göztermiş olduğu yoldan Sapmadan gidiyorum. İnşallah sizde öyle yapıyorsunuzdur. Zaman zaman Dünya malına süzüne,şehvetine Daldık. Ve Batıl yola girdik. Allahın yardımıyla tekrar Gemimi Tevhitle imanla tamir edip islam . Denizine girdik. İnşallah ölüm meleği Allahın izniyle gelip canımızı aldığı zaman Biz bu yolda oluruz. İnan bana Güzelim Dünya Hayatı sadece bir imtihan yeri sakın Dünyanın geçici Hayatına aldanma artık sen İman gemisine yön verirken Karanın Haritasından Haberdarsın Bu Hak yolunda Hedefine kitlenerek Git. Seni Allahın yolunda sapıtmak için en büyük Düşmanın şeytan olacaktır. Şeytan Daima batıl yolu sana süzlü gözterecekdir.Dünya malı,süsü,şehveti,sana cok Güzel gözterecekir. Daima Şeytan zehiri Balın içine katıpda verecektir. Sakın Aldanma Hak yoldan sapma bu yola başını koy sorluklarla, İmtihanlarla,karşılaşdığın da Ölümü Aklına getir. Sen ölceksin. Seni Diyer insanlara yaptıklarını yapacaklar sana bitane Kefen,bir Tabut,bir,Mezar verecekler.Ruhlar Alemi . Anne Rahmi ve Dünya Topla üç ve sonra seni Beyaz bir kefene saracaklar bir tabuda koycaklar ve seni mezara koycaklar. O güzelim bakımlı süzlediğin cildini mezarda kurtlar solucanlar tarafında yiyilcek ve Bedenin cürüyüp gitcek.Dünyanın Gafletine Düşdüğünde bunu Asla unutma NLP. Kuralı Negatif Duyguları onca Pozitif Düşünceyle ata biliyırsun. Sende Bunu yap Neslihan Bu Dünyanın imtan yeri olduğunu asla unutma Görevimiz Burda Allahın Rızasını kazanmak Allah için yaşamak Allah için ölmek.
Ve sonra cennete girmek.
’’Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap . ve ne güzel destek.’’( Kehf31)
İşde cennet bizi bekliyorarkadaşlar Burda yaşamak için Allahın rızasını kazanmamız lazım
Şuan 20 yaşındasınız mesela . Bir Düşünsenize insan ömrünün ortalama 50,60 sene olduğu bir Dünyada yaşıyorsunuz 50,60 yaşadınızı Düşünsenise ömrünün üçde birini yaşadın . geriye sadece üçde ikisi kaldı kırk sene Allah aşkına bu kırk sene Dünyanın herşeyi sizin olsa nolcak Engüzel köşkler,evler,elbizeler,Dünyanın en yakışıklı erkeğiyle yada kadınıyla evli olsanız arabaların Hamamların,olsa nolcaki ondan sonra yaşicanız sadece mutlu olcağın sadece 50,60 sene bir hayat ömründe 20 sene bittini fars etsek geriye 40 sene kalıyor sadece kırk sene.sonra Ölüm meleği gelip O . güzel vücudunuzu canını Alacak. Sakın Dünyanın Gecici Hayatına Aldanmayın islam Gemisiyle yönünü Hak yola cevirerek yürüyün Bu yolda imtihan edilceksiniz Hastalıklarla,eşle,malarla,mülklerle, sakın unalra Dalıp gercek vasifeni yapmamazlık yapmayın. Bu imtanları sakın unutmayın imtanalrı kazanmaya bakın SON PİŞMANLIK FAYDA VERMEZ. |
Etiketler :
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
irem - hayalet sevgilim

Etkin - hevesmi sandın

Eylem - mız mız

yıldız tilbe - ben senin varya

Tarkan - Vay Anam Vay

|
Bektaş ve Sırtlan - Teşekkürler

Bektaş ve Sırtlan - Telefon (Skit)

Bektaş ve Sırtlan - Son Uyarı

Bektaş ve Sırtlan - Son (Feat. Pit10)

Bektaş ve Sırtlan - Salsa

|
|